Sokakta Bihter Bolluğu Aldı Başını Gitti!

17 Haziran 2010 Yazan Zorbey  
Kategori Magazin

Bu Haberi Paylaş:

POPÜLER HABERLER
Defne Samyeli’nin Büyük Şoku
Dizi Oyuncuları Servet Kazanıyor
Türk Kızına ‘Irkçı’ Saldırı
Türkiye İslam’ın Yeni Merkezi
Amerika’yı Ayağa Kaldıran Görüntüler
Gazze’ye Yardım İçin Yeniden Hazırlık
İsrail Ablukayı Gevşetiyor

Merak ediyorum, erkekler bu duruma ne diyor?

Hande Köseoğlu / Haberturk.com

Özellikle hafta içi izin yaptığım zaman gözüme gözüme batan fena ötesi bir durum var: istanbul’da her yer gündüz vakti salım salım salınan, vakti bol genç kadın kaynıyor!

Eğitimli, meslek sahibi 20-25 yaşlarındaki bu genç kadınların çoğu evli. Daha önceki deneyimleri birkaç freelance/ home office girişimlerden ya da ‘sıkılana kadar’ çalıştıkları işlerden ibaret olduğu için eh artık ihtiyaçları da kalmadığı(!) için, evlendikten sonra çalışmak akıllarına gelmiyor. Onun yerine evde oturuyorlar. Ama klasik anlamda ev hanımı da değiller. Keşke olsalar.

Birkaç sofistike Çin/italyan yemeği dışında pek bir şey bilmiyorlar. Bu alandaki beceriksizliklerini dost meclislerinde ballandıra ballandıra anlatarak övünme malzemesi ediyorlar. 34397453948 çeşit cilt maskesi tarifi bilirken, lavabo dibinden yemek artığı nasıl temizlenir haberleri yok mesela. Bu “Ay ben bakamaam! Ay ben yapamam! ” modellerin çoğunun imdatlarına koşan ya anneleri – “Canım annişim benim için yemekler yapmış bırakmışşş kocam yumurta yemekten bıktı ehiehi”- ya da “kadınları” var. – Yardımcı kadınlar için kullanılan ve dilimize yerleşen bu lafın içindeki ironinin de hastasıyım, o kadınsa biz neyiz? -

Ne ev hanımı ne de iş kadını olmayı becerememiş bu yeni gelinler her ayın ilk günü kendi deyişleriyle “kiosk”larından üçer beşer kiloluk moda dergilerini alıyorlar, Bebek’te, Nişantaşı’nda saatlerrrce dergilerini karıştırıyor, vitrin vitrin gezip sadece tasarım kıyafetler giyiyorlar, sporlarını ihmal etmiyorlar, yeni açılan yerleri ilk onlar ziyaret edip her türlü indirimi ilk onlar yakalıyorlar, yaz gelince ilk onlar bronzlaşıyor, havuzda en 360 derece güneş alan şezlongu onlar kapıyorlar, eh üşenmezlerse bir de blog yazıyorlar: “Bu sabah kalktıım kocacımı işe yolladım sonra spor, sonra x’in tasarım ofisine gidip muhteşem ötesi kıyafetlerini denedim, sonra durur muyum yeni açılan y’de soluklandık ardından kızlarla z’de buluştuk, yeni şefin w’sini yedim, mutlaka denemelisiniz xoxo!”

Çeşitli zamanlarda işten bunaldığımız anlarda “Evde oturmak, sadece dernek gezmek istiyorum böhühüe” diye şakasını yaptığımız şu durumun vücut bulmuş haliyle yüzleşince topuklarımı popoma vura vura işime koşasım, izindeyken bile çılgın gibi çalışasım geliyor.

Dışarıdan sıradan gibi görünen bu durum aslında ciddi bir toplumsal dönüşüme işaret ediyor. Koca parasıyla hayat kurtarmak yeni bir mevzu değil, bunu biliyoruz. Yeni olan, eskinin edilgen, orta halli bir okul mezunu, güzel bir hayata kapak atma derdindeki etli butlu kızların yerini artık süpersonik okullardan mezun, master’ını vs.sini yapmış, her türlü workshop’a katılmış, eskilerin deyimiyle “Avrupa, Amerika görmüş” , istese başka bir sürü şey yapabilme şansı olan genç kızların alması. Kariyerlerinde ciddi işler yapabilecekleri en üretken oldukları çağlarda, ellerinde üniversite diplomalarıyla evlenip pineklemeyi seçmeleri ve bunu gayet doğal karşılamaları.

80’li yıllara damgasını vuran, kadın kimliğinin yeniden inşasını hedefleyen, kadını” anne-zevce-gelin” kimliklerinin ötesine taşıyıp ev dışında da bir hayat olduğunu göstermeyi amaçlayan, kadını kamusal alana çağıran kadın hareketinin anlatmak istediği tam olarak bu değildi. Bugün, 2010 -yazıyla iki bin on- yılında, 50’li yıllarda sadece kocasına ve çocuklarına hizmet etmek ve evde hazırladığı nadide formüllerle güzelleşmekle mükellef kadın prototipinden çok daha “dar” bir prototiple karşı karşıyayız: Sadece tüketmeye programlı, işe yaramayan ve bunu bir şey sanma modasına kapılmış bir genç kadın türü bu.

“Aman canııım dizi onlar, gerçek hayat değil ki” diye diye izlediğimiz o diziler var ya. Hepsi damarımıza damarımıza işliyor. Etraf Bihter kaynıyor.

Tuğba Erbil, Mehmet Ali Erbil’in 4.5 milyonluk teklifine yokum dedi!

24 Şubat 2010 Yazan admin  
Kategori Magazin

Mehmet Ali Erbil’in anlaşmalı boşanmak için Tuğba Erbil’e Tarabya’daki daire (3 milyon $) ile Bodrum’daki yazlığı (1.5 milyon $) teklif ettiği, ancak red cevabı aldığı öğrenildi.
Tuğba Erbil’in boşanma kararında kararlı olduğunu görünce de avukatı Çetin Yıldırımakın’a vekalet verdi. Anlaşmalı boşanmak için Tuğba Erbil’in oğlu Ali Sadi’nin geleceğini düşünerek Astoria’daki daire (3 milyon dolar) Yeniköy’deki villa (4 milyon dolar) ve 1 milyon dolar talep ettiği (toplam 8 milyon dolar) öne sürüldü. Mehmet Ali Erbil’in ise bu teklife yanaşmadığı, 3 milyon dolar değerindeki Tarabya’daki villa ile 1.5 milyon dolar değerindeki Bodrum’daki yazlığı teklif ettiği öğrenildi. Taraflar anlaşamayınca da konunun hukuksal çerçevede çözülmesi için mahkemeye gidildi. Tuğba Erbil’in avukatı Altın Mimir, Sarıyer Adliyesi’ne başvurarak boşanma davası açtı. Bu durumda Mehmet Ali Erbil’in, Tuğba Erbil ile evliliğinden sonra edindiği malların (Toplam değeri yaklaşık 17 milyon dolar) paylaşımına mahkeme karar verecek.

Yarı yarıya paylaşım

Yeni Türk Medeni Kanunu’nuna göre “Anlaşmalı boşanma sağlanamazsa çiftler edinilen mallara yarı yarıya ortak olur” hükmü devreye giriyor. Ancak Mehmet Ali Erbil cephesi bu hükmün devreye girmesi için eşin (Mehmet Ali Erbil) evlilikte yüksek kusurlu olması gerektiğini dile getirecek ve “Şiddet, ihanet gibi suçlamalar olması ve bunların ispatı gerekir. Erbil, eşini ve çocuğunu mağdur etmemiştir. İhanet iddiaları da gerçek değildir” savunması yapılacak. Yakın dostlarına “Ben Tuğba’yı hiçbir zaman mağdur etmedim ki ” diye dert yanan Mehmet Ali Erbil’in 5 ay önce 1,5 milyon dolara Bodrum’dan villa alıp tapuyu da eşinin üzerine yaptığı öğrenildi. Erbil’in ayrıca eşine 200 bin TL’ye son model Range Rover cip aldığı ve değeri yaklaşık 500 bin TL’yi bulan mücevherler de hediye ettiği öne sürüldü.

SESSİZLİĞE BÜRÜNDÜ

Eşini boşanma kararından vazgeçiremeyen Mehmet Ali Erbil, avukatına vekaletini verdikten sonra sessizliğe büründü.

DURUŞMADA GİZLİLİK KARARI

Tuğba Erbil’in avukatı Altın Mimir’in başvurusu ile duruşma hakkında gizlilik kararı çıktı. Tuğba Erbil, kendisi için aylık 30 bin, oğlu Ali Sadi için aylık 7 bin 500 TL nafaka talep ederken Yeniköy’deki ev için aile konutu şerhi konulması istendi.

Tuğba Erbil’den rekor tazminat isteği

21 Şubat 2010 Yazan admin  
Kategori Magazin

Mehmet Ali’den boşanma tazminatı olarak çok yüksek bir rakam istediği öğrenildi.

Tuğba Erbil’in çocuğunun geleceğini garanti altına almak için oturacağı ve kira gelirinden faydalanacağı 2 ev ile yaklaşık 1 milyon dolar talep ettiği öğrenildi. Mehmet Ali Erbil bu talebi kabul etmedi.

Oğlu Ali Sadi’nin geleceğini düşünen Tuğba Erbil, hakkına düşecek payları da onun üzerine yapacak.

Kendisini aldattığı gerekçesiyle eşi Mehmet Ali Erbil’den boşanma kararı alan Tuğba Erbil sıkıntılı günler geçiriyor. Evliliğini bitirmek için ünlü boşanma avukatı Altın Mimir’e vekalet veren Tuğba Erbil’in, çocuğu Ali Sadi’nin geleceğini garanti altına alabilmek için eşinden oturacağı (Yeniköy’deki apartman dairesi) bir ev, kira gelirinden faydalanmak için de bir başka ev (Astoria’daki daire) ile yaklaşık 1 milyon dolar para talep ettiği öğrenildi.Mehmet Ali Erbil cephesinden ise bu talebe olumsuz yanıt geldi. Erbil’in avukatı Çetin Yıldırımakın, “Mehmet Ali Erbil topluma mal olmuş, sevilen ve alnın teri ile çalışarak hayatını kazanan değerli bir sanatçıdır. Yarın ne olacağı hiç kimse tarafından bilinemez. Bugüne kadarki hayatındaki büyük fedakarlıklarla elde ettiği her şeyini verme hakkına sahip değildir. Hiçbir hukuk sebepsiz zenginleşmeye müsaade etmez. Kaldı ki yarın çalışarak alnın teriyle hayatını idame ettiren ve bir takım kişilere de bakma yükümlülüğü olan Erbil’e, yarın çalışmazsa kim bakacak” dedi. Yıldırımakın, bu sözlerle karşı tarafın talebinin yerine getirilmesinin mümkün olmadığını vurguladı. Tuğba Erbil cephesi ise “Biz mal, mülk peşinde değiliz. Sadece Ali Sadi’nin geleceğini düşünüyoruz. Bu konunun yasal çerçeve içerisinde çözüleceğine inanıyoruz” yanıtı geldi.

Kanun ne diyor?

Uzmanlar, mal paylaşımı konusunda Yeni Türk Medeni Kanunu şöyle açıklıyor: “Evlilik süresince edinilmiş mallar tarafların müşterek mülkiyetindedir. Yani ev ya da araba kimin üzerine olursa olsun yarısı diğer eşe aittir. Buna göre de anlaşmalı bir boşanma olmazsa mal tasviyesi rejimine göre edinilen mallar yarı yarıya paylaşılır.”

İşte Erbil’in evlilikten sonra edindiği malları:

Mehmet Ali Erbil’in Tuğba Erbil ile evlendikten sonra edindiği malların dökümü şöyle:

* Yeniköy’de 1 apartman dairesi (1,5 milyon $)

* Tarabya’da villa (3 milyon $)

* Seba Royal’da 3 daire (Toplam: 3 milyon $)

* Astoria AVM’de rezidance (3 milyon $)

* Bodrum’da yazlık (1 milyon $)

* Fulya’da dükkan (1,5 milyon $)

* Yeniköy villa (4 milyon $)

TOPLAM: 17 milyon $

Not: (Fiyatlar yaklaşık olarak hesaplanmıştır)

‘Bu yuvayı ben yıkmadım’

Bu arada ünlü çiftin arasına eski hemşire olan manken Ayça Kuru’nun girdiği iddia edildi. Ancak hem Kuru hem de Erbil bu iddiayı yalanladı. Erbil’in Çarkıfelek isimli programına 1.5 yıl önce yarışmacı olarak katıldığını söyleyen Kuru “Ben o günden sonra kendisini bir daha görmedim. Birileri ayağımı kaydırmak için böyle iftiralar atıyor, dava açacağım” dedi

Mehmet Ali Erbil boşanıyor

21 Şubat 2010 Yazan admin  
Kategori Magazin

İşte çiftin arasını bozan yemek…

Beş yıl önce evlenen Tuğba ve Mehmet Ali Erbil çifti boşanmak için avukatlarına başvurdu. Çiftin arasına Tuğba Erbil’in, 19 Ocak’ta Londra’da Önder Fırat’la yediği yemeğin girdiği belirtildi.

Tuğba Erbil’in, “Londra’ya kız arkadaşımla tatile gittim. Önder Fırat’la Hakkasan’da karşılaştık. Hep birlikte yemek yedik. Önder, Mehmet Ali’nin görüştüğü yakın arkadaşıdır. Bir şey olsa herkesin gittiği yere mi giderim” sözlerine, Erbil’in de “Önder’le yazlıklarımız bile yan yana. Bizi yıpratmak istiyorlar” yorumunu rağmen ikilinin bunalımı atlatamadığı ifade edildi.

Milliyet Cadde’nin haberine göre Erbiller, boşanmak için İstanbul’un ünlü avukatlık bürolarından birine vekalet verirken, yakınları, oğulları Ali Sadi’yi incitmemek için çiftin sessizce ve anlaşmalı olarak boşanacağını söyledi. İddiaya göre ikili, boşandıktan sonra bir süre aynı evde yaşamaya devam edecek.

Kerpeten’in aile saadeti

21 Şubat 2010 Yazan admin  
Kategori Magazin

Barış Falay önceki akşam eşi ile birlikte Asmalı Mescit’te stres attı

“Ezel” dizisinin Kerpeten Ali’si Barış Falay önceki akşam eşi Esra Ronabar’la Beyoğlu Asmalı Mescit’te stres attı. Yoğun dizi çekimlerinden eşiyle dışarı çıkamadıklarını söyleyen Falay, “Fırsat buldukça kendimize vakit ayırmaya çalışıyoruz” dedi.
 

Sonraki Yazılar »